Tapu tescilleri betonlaşmanın önünü açacak

Yıkım projesinin tapu sürecine ilişkin itirazların son bulduğunu hatırlatan Harita Mühendisleri Odası, yapılaşmanın önündeki engellerin kalktığını belirtti.

Tapu tescilleri betonlaşmanın önünü açacak

HABER MERKEZİ

Kanal İstanbul’un çevresine kurulması planlanan Yenişehir için başlatılan tapu sürecinde itirazlar için verilen süre doldu. İtiraz eden kurumlardan TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi gelinen son durumla ilgili açıklama yaptı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 17 ocakta askıya çıkardığı tartışmalı proje Kanal İstanbul’un çevresine kurulması planlanan Yenişehir’in ilk 3 etabına itiraz süreci 15 Şubat günü sona erdi.

Açıklamada askıya çıkan parselasyon planı ve dağıtım cetvellerinin şimdi tescil için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne gönderileceği anlatılarak “ Yapılan 18. madde uygulaması tescil edilirse, tarlalar arsaya dönüşecek ve yapı ruhsatı başvurularının önündeki engel ortadan kalkacaktır. Çok ciddi usulsüzlükler barındıran bu uygulamanın Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından tescil edilmesi teknik ve hukuki açıdan kabul edilebilir değildir” denildi.

Açıklamada “Kanal İstanbul’da yangından mal kaçırırcasına, hiçbir uyarı dikkate alınmadan, salt bölgenin bir an önce yapılaşmaya açılması için bu uygulama tescil edilmeye kalkılırsa, çok ciddi teknik ve hukuki sorunlar, telafisi olanaksız hak kayıpları ortaya çıkacaktır” uyarısı yapıldı.

Kanal İstanbul projesi gerçekleşse de gerçekleşmese de yapılması düşünülen tapu tescilinin, bölgenin betonlaşmasının başlayacağı anlamını taşıdığına dikkat çekilerek şunlar kaydedildi:

İmar uygulaması itirazlar dikkate alınmadan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne tescil için gönderilecek olsa bile, hukuka aykırılıklar ve usulsüzlükler barındıran bu uygulama tescil edilmemelidir.

Çünkü tescillerin gerçekleşmesi, geri dönülmez bir sürecin başlangıcını oluşturacaktır. İtirazlar ve dava süreçleri, ruhsat verme sürecini durdurmamaktadır.
Yetkili kurum yapı ruhsatını verdiği anda temeller atılmakta, yapılar yükselmekte, tarlalar betonun tutsaklığına yenik düşmektedir.

Bu nedenle, bir süre sonra yargı yapılan uygulamanın iptali yönünde karar verse bile arazide oluşan fiili durum, geri dönüşü kolay olmayan durumlar yaratacaktır. Bölgedeki durum bu noktaya gelmeden, henüz işin başında süreç durdurulmalıdır.

Şikayetler dikkate alınmalıdır. Hukuk devleti olmanın gerektirdiği müdahaleler yapılmalıdır. Yeni hukuk sorunları yaratılmadan süreç doğru yönetilmelidir.
Teknik ve hukuki birçok yanlışlığı içinde barındıran Kanal İstanbul imar uygulamasından vazgeçilmeli, yargı süreçleri sonuçlanmadan tapu tescillerine izin verilmemelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.