Taşgetiren: Mehmet Şimşek’e ne gerek var?

Mehmet Şimşek’in yeni hükümette Maliye ve Hazine Bakanı olarak görevlendirilmesi üzerine değerlendirmeler, bir yanda umut vaad ederken, diğer yanda tüm yetkileri elinde toplayan Erdoğan’ın Şimşek’e alan tanımayacağına ilişkin kaygılar dile getiriliyor.

Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, bugünkü yazısında, Erdoğan’ın tek yetkili olduğu bir ekonominin başına Mehmet Şimşek’in getirilmesinin nasıl okunması gerektiğine ilişkin değerlendirmeler yaptı. Şimşek’in elinde sihirli bir reçete olmadığını belirten Taşgetiren, bu görevlendirmenin “uluslararası finans dünyası için Türkiye’deki herkesten daha fazla güven veren bir kişilik olmanın kredibilitesi yüzünden” olabileceğini ifade etti.

Taşgetiren’in “Mehmet Şimşek’e ne gerek var?” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Bunu eleştirmek için söylemiyorum. Belli disiplinler gerekiyorsa onun yerli bir ekonomist tarafından ifa edilmesi, IMF disiplinine tercih edilebilir.

De…

‘Mehmet Şimşek’e ne gerek var?’ sorusu da burada devreye giriyor.

Sorunun devamı şöyle olmalı:

Mehmet Şimşek’in getireceği ekonomi disiplini her alanı belirlediğini bildiğimiz sayın Cumhurbaşkanı tarafından paylaşılıyorsa, neden dün uygulanmadı ki, gibi bir soru anlamsız mı?

Mehmet Şimşek bir ara ekonomiyi yönetiyordu. Niye onu götürüp de Berat Albayrak getirildi ki?

Yine soralım:

-Berat Albayrak başarılı bulunsaydı, yerine Lütfi Elvan – Naci Ağbal kadrosu getirilir miydi? Bu ikilinin Mehmet Şimşek’ten farkı neydi ki?

Ben sorduğumda bazılarımız ‘Kafamızı karıştırma’ diye sesleniyor, duyar gibiyim. Ama sormazsak olmaz:

-Lütfi Elvan – Naci Ağbal neden görevden alındılar ki? Nurettin Nebati’nin ülkenin hangi ekonomik problemini çözeceği ümit edildi ki? ‘Heterodoks hikâye’ neyin nesiydi ki?

Şimdi Mehmet Şimşek Ortodoks model mi uygulayacak Heterodoks model mi, bunlardan hangisinin ülke için daha uygun model olduğuna kim karar verecek ki?

Yani diyorum ki, sayın Cumhurbaşkanı, ‘Ekonomi yönetimi’ konusunda dünyada hemen hemen tek lider olarak kendisini ortaya koyduğuna göre, geçmişi bırakalım, şu anda gelinen noktada ‘Mehmet Şimşek modeli’nin en doğru olduğuna inanıldıysa, bu modeli Mehmet Şimşek uygulasa ne, bizzat sayın Cumhurbaşkanı uygulasa ne?

Yoksa Mehmet Şimşek, uluslararası finans dünyası için Türkiye’deki herkesten daha fazla güven veren bir kişilik olmanın kredibilitesi yüzünden mi tercih ediliyor?

Bu da sıkıntılı bir durum. Ya Mehmet Şimşek’in getireceği yöntemler, uluslararası finans dünyasının işine geliyor da Türkiye’nin işine gelmiyorsa…

Doğrusu bu ihtimali ciddiye almıyorum, ama sorulabilir olmasını da yadırgamıyorum.

Mehmet Şimşek’in iş başına getirilmesini önemsiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı’nın onu yetkilendirmesini, yetki paylaşımı açısından doğru buluyorum. Dilerim yeniden ‘Laf dinlemiyorlar’ gerilimi yaşanmaz diyorum.

Mehmet Şimşek, kovalanır gibi gitmişti geçmişte. Kürsülerden dışlanmıştı. Maalesef böyle oluyor bu işler…

Sayın Cumhurbaşkanı gerçekten inandıysa ekonomide işlerin iyi gitmediğine, uygulanan mevcut ekonomi modelinin ciddi restorasyona ihtiyaç duyduğuna, bence, uluslararası finans dünyası kendisine de güvenebilir.

Böyle değil de, en belirleyici kararların yine en tepeden verileceği, Mehmet Şimşek’in de uluslararası camia için, ‘güven aparatı’ haline dönüştürüleceği bir durum algılanırsa, Mehmet Şimşek de o güveni veremez.

Bence süreci yönetmek de ekonomi için getirilecek kişinin temsiliyeti kadar önemli hale gelmiş bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Şimşek’le ilgili söyleyeceği her şey kayda geçecektir.” (HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir